Şehit çocukları, yetim ve engelli hakları konusunda topluma büyük sorumluluklar yükleyen önemli varlıklardır. Her milletin geleceği genç neslin ve çocukların sağlıklı, ahlaklı ve insani değerlerle donatılmış olarak yetişmesine bağlıdır. Bu bağlamda, çocuklarımız geleceğimiz olduğu kadar emanetlerimizdir. Onlara güzel davranmak, iyi ve ahlaklı birer birey olarak yetiştirmek bizim görevimizdir. Özellikle şehit çocukları ve yetimler, toplumun ortak emanetleridir ve nazik, kırılgan varlıklar olarak özel bir ihtimam gerektirirler.
Kuran-ı Kerim’de Yüce Yaratıcı’nın bu konuda bizi uyararak, onların haklarına riayet etmemizi öğütlediğini unutmamalıyız. Yetim ve şehit çocuklarımızı güzel terbiye edip iyi birer birey olarak yetiştirirsek, topluma önemli değerler katarız. Aksi takdirde, sahipsiz bırakıldıklarında ve haklarına riayet edilmediğinde, topluma büyük bir yük ve çözümü zor bir problem haline gelebilirler.
Şehitlik, insanın erişebileceği en yüce mertebelerden biridir. Vatan, devlet, bayrak ve bağımsızlığımız için canlarını vererek en büyük bedeli ödemiş olan şehitlerimiz geride bir emanet daha bırakmışlardır: çocukları. Bu çocuklar, şehitlerin belki de canlarından daha çok sevdikleri varlıklarıdır. Onlar yetimdir ama aynı zamanda toplumun göz bebeği olan emanetleridir. Şehitlerimizin baba ve annelerinin yokluğunu onlara bir an bile hissettirmemek bizim görevimizdir.
Sevgili Peygamberimiz, şehitler ve şehit çocukları konusunda en güzel örnektir. Çocukları ve yetimleri güzel terbiye etmek ve iyi yetişmelerini sağlamak hususunda üzerimizde büyük bir hak sahibi olduklarını ve bu hakkın ihlalinin hem dünya hem de ebedi alemde ciddi sonuçları olabilecek bir hak ihlali olduğunu unutmamalıyız.
Sayın Ali Polat’ın bu konudaki tüm açıklamasını izlemek için video bağlantısına tıklayınız.

