Toplumun refahı, insanın huzuru ve güvenliği medeni bir hayatın temel gerekliliklerindendir. Hedefi ne olursa olsun, bir kişi veya örgütün amacı ne kadar ideal, inanç ya da ideoloji olursa olsun, insan canı ve toplum güvenliğini tehdit eden terör eylemleri, en büyük zararı o inanç veya sisteme ve onun samimi mensuplarına verir. Terör, zorunlu sebeplerle yapılan savaştan farklıdır ve her dilde ve hukuki sistemde en ağır suç olarak kabul edilmiştir ve yasaktır.
Terör üreten her söylem, öfke ve nefret körükleyerek toplumun huzurunu bozar. Dini motiflerle can alanlar, aslında ilahi kelamı ayaklar altına almaktadırlar. Terör ve bozgunculuk, ne sebeple yapılırsa yapılsın, insan canına ve toplum huzuruna kastetmenin hiçbir mazareti olamaz. Dini söylemlerle meşrulaştırılmaya çalışılan terör eylemleri, en büyük zararı o dine ve samimi inananlarına verir. Allah adaleti ve iyiliği emrederken, terörü, kötülüğü, bozgunculuğu ve azgınlığı kesinlikle yasaklamıştır. Bu nedenle, aileler olarak ve devletin ilgili kurumları olarak gençlerimize bu konuda daha fazla dikkat ve özen gösterilmeli, onların bu tür sinsi tuzaklara düşmemeleri için gereken tüm tedbirler alınmalıdır.
Terör, ciddi bir insanlık suçudur. Dünya hayatında ve sonsuz alemde, terörün neden olduğu hak kayıplarının helalleşilmesi ya da hesaplaşılması neredeyse imkansızdır. Bu nedenle, toplum olarak terörü ve nefret söylemlerini besleyen her tür davranışa karşı uyanık olmalıyız.
Sayın Ali Polat’ın bu konudaki tüm açıklamasını izlemek için video bağlantısına tıklayınız.

