İnsan hakları 3

Değerli dostlar, bu yazıda hakkının tecavüz edilmesi konusunu ele almak istiyorum. Olayı bir örnekle açıklayacak olursak, düşünün ki ben yaşlı bir adamım ve arabamda oturuyorum. Siz de oğlunuz hasta ya da önemli bir işiniz var ve benim önüme geçiyorsunuz, beni korkutuyorsunuz ve çekip gidiyorsunuz. Bu durumda aramızda bir hak doğar. Eğer siz benden özür dilemezseniz, ben sizi affedemem. Bu kadar ince bir konudur aslında.

Birbirimize davranışlarımızda dikkatli olmalıyız; din, ırk ayrımı yapmadan herkesin hakkına saygı göstermeliyiz. Kendi kendimize kurallar koyabilir ve bu kurallara göre yaşarsak, kimseye zarar vermek zorunda kalmayız. Özür dilemek, kötü bir iş yaptığımızda yaptığımız bir şeydir. Eğer kötü bir iş yapmazsak, özür dilemek zorunda kalmayız. Allah’tan günahlarımızın bağışlanmasını dilediğimizde, önce başkalarının hakkını ihlal etmememiz gerektiğini unutmamalıyız.

Kur’an-ı Kerim’deki insan haklarını yerine getirebilirsek, toplumda adalet ihtiyacı azalır. Belki polis teşkilatına bile gerek kalmaz. Çünkü kendimizi bilip, hesaplaşırsak, kimseye zarar vermezdik. O zaman da cennete gitme yolunu buluruz. Her gün, “Beni doğru yola yönelt” diye dua ederiz, ama doğru yolda yürümeden bu nasıl gerçekleşir?

Cuma namazına gidip sağ taraftaki kişinin derdini öğrenmezsek, sol taraftaki kişinin derdine çözüm bulmazsak bu zorbalık olur. Kimseye bilerek ya da bilmeyerek kötülük yapmamalıyız. Eğer yaparsak, gidip özür dilemeliyiz.

Helallik almadığınızda, ömür boyu helal yaşamadığınız sürece, Allah’ın korumasının bir anlamı kalmaz. Bu konuşmaların sizlere yol gösterici olmasını ve kimseye kötülük yapmamanızı temenni ediyorum. Allah’tan başkasına yalvarmak, kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir.

Sayın Ali Polat’ın bu konudaki tüm açıklamasını izlemek için video bağlantısına tıklayınız.