Meslek mi Diplomamı

Eğitim ve İnsan Potansiyeli

Birçok ebeveyn çocuklarını yedi yaşında okula gönderir ve eğitim yolculukları başlar. Ancak bu sürecin başında, her bir öğrencinin farklı yeteneklere sahip olduğunu fark etmek önemlidir. Eğitimde herkes aynı dersleri alır, ancak her öğrencinin bu derslere yaklaşımı farklı olabilir. Kimisi matematikte üstün yetenekler gösterirken, kimisi sözel becerilerde ya da fizik gibi bilimsel alanlarda başarılı olabilir. Her bir birey, doğuştan gelen farklı zeka türleriyle donatılmıştır. Gardner’ın çoklu zeka teorisine göre, insanlar 9 farklı zeka türüne sahiptir ve bu zeka türleri farklı alanlarda potansiyel sunar.

Finansal zekaya sahip olan bireyler, ekonomik alanda daha başarılı olabilirken, bu başarının herkes için geçerli olmayabileceğinin de altını çizmek gerekir. Eğitim sisteminin bireysel yetenekleri göz önünde bulundurmadan herkese aynı müfredatı uygulaması, öğrencilerin potansiyellerini tam olarak gerçekleştirememelerine yol açabilir. Bu durum, lisans eğitimi sonrası bile geçerlidir. Amerika’da binlerce üniversite bulunmasına rağmen, çok azı dünya çapında ilk sıralara girmektedir. Ülkemizde de benzer bir durum söz konusudur ve yüzlerce üniversitemiz olmasına rağmen dünya sıralamasında çok azı ilk 100 içinde yer almaktadır.

Üniversiteler, öğrencilere bilgiyi doğrudan öğretmek yerine öğrenmenin yollarını göstermelidir. Ancak çoğu kez öğrenciler, aldıkları diplomaların ötesinde, gerçek hayatta uygulayabilecekleri becerilerden mahrum kalmaktadır. Bu noktada, “Meslek mi, diploma mı?” sorusunu sormak önemlidir. Çocuklarımızı, diplomaya değil, mesleğe ve yeteneklerine uygun alanlara yönlendirmek, uzun vadede toplumun ve bireylerin başarısı için daha faydalı olabilir.

Sayın Ali Polat’ın bu konudaki tüm açıklamasını izlemek için video bağlantısına tıklayınız.