Evlenirken birçok önemli konuyu göz ardı ederek büyük hatalar yapıyoruz. Örneğin, uzun süredir evli olan kadınlara eşlerini hala sevdiklerini veya beğendiklerini sorduğumuzda, genellikle düşük oranlar çıkıyor. Ancak, hanımların eşlerini sevmemesi önemli bir sorun yaratıyor. Sevgisiz bir ilişkinin sonucunda doğan çocuklar, duygusal olarak sağlıksız büyüyor. İçki veya uyuşturucu etkisinde dünyaya gelen çocuklar da benzer şekilde sıkıntılarla karşılaşabilir.
Bu konuyu çok daha derinlemesine düşünmemiz gerekmektedir. Örneğin, Ruslar evin havasını kirletmemek için balkonda sigara içerken, biz bu tür hassasiyetlere pek fazla dikkat etmiyoruz. Eşlerimizin ihtiyaç ve duygularına gereken değeri vermiyoruz. Bir diğer önemli nokta ise ekonomik düzen ve nikah durumudur. Güzel ve zeki genç kızlarımızın çalışmasına bazı durumlar engel olabiliyor ve bu, topluma katkılarını sınırlıyor.
En önemli husus, sevgisiz ilişkilerden doğan çocukların gelecekteki etkileridir. Toplum içerisinde sevimsiz büyüyen çocuklar, ileride kimseyi sevmeyebilir ve hatta aşırı uçlarda, şiddet yanlısı bireyler olarak yetişebilirler. Bu, toplumsal barış ve mutluluk açısından büyük bir tehlikedir. Bu sebeple, özellikle hanımlar eşlerini sevmiyorlarsa çocuk doğurmaktan kaçınmaları gerekmektedir. Bu, gelecekte daha sağlıklı ve sevgi dolu bireylerin yetişmesine katkı sağlayacaktır.
Sayın Ali Polat’ın bu konudaki tüm açıklamasını izlemek için video bağlantısına tıklayınız.

